31
X
Kullanıcı Girişi
Giriş yapmak için lütfen aşağıdaki formu kullanınız.
tib unwto Turkey Home Turkey Home Youtube
Didim nasıl markalaşacak
05.03.2016 11:00

Bunalımlı günler geçiren Türkiye turizminin geleceği "Antik çağın en önemli üç kehanet merkezinden" birine ev sahipliği yapan Didim'de tartışıldı. TuriZm Araştırmaları Derneği (TURAD) ve Didim Belediyesi'nin birlikte organize ettiği "Turizmin Bugünü ve Geleceği; Analogdan Dijital Çağa Geçiş, Bölgesel Markalaşma ve Sürdürülebilirlik" konulu panel Didim Elegance Hotel'de başladı. Toplantıya Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay, TURAD Başkanı Bahattin Yücel, TÜROFED Başkanı Osman Ayık, GETOB Başkanı Bülent Bülbüloğlu, Didim Kaymakamı İskender Yönder ve çok sayıda turizmci katıldı.

"HİÇBİR KOMPLEKSİMİZ YOK"

TURAD Başkanı Bahattin Yücel'in açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay şunları söyledi: "Kendimizi sert bir şekilde eleştirmezsek analog çağda yakalayamadığımız çizgiyi dijital çağda da yakalayamayız. Didim çok hızlı büyüdü ama gelişemedi. Çok önemli planlamalar yapılamadı. Bunu çok net ortaya koymak lazım. Belediyenin gücüyle turizmde bazı şeyleri değiştirmek istiyoruz ama yetmiyor. Hiçbir kompleksimiz yok. Bütün eksiklerimizi biliyoruz. Didim önemli bir turizm ilçesi ama sahip çıkmamız lazım. Ben bir turizmci olarak sizlerden yardım istiyorum. İlçenin ufkunu açıp, turizmi çeşitlendirmek adına bazı yatırımlar yapıyoruz. Bugüne kadar eksikleri tespit edip belediyenin gücünün sınırlarını da aşarak çalışmalar başlattık. Yerel insanların kendilerini rahat hissedebilecekleri bir ortam yaratma mücadelesi içindeyiz. 2 yıl içinde yaptıklarımızı kamuoyuna çıkarmaya başlayacağız."



"HERKES BU İŞİ BİR UCUNDAN TUTTU"

Didim'de turizme ilişkin konuların bir araya gelerek karar verilmesi gereken konular olduğunu dile getiren Didim Kaymakamı İskender Yönder, "Önümüzdeki hafta yaklaşık 50 kişilik bir ekiple Berlin'e gideceğiz. Derdimiz gezmek değil. Her birimiz turizmin neferi olarak çalışıyoruz. Herkes bu işi bir ucundan tutu. Kendi eksiklerimizi ve yanlışlarımızı belki biz göremiyoruz, sizlerin eleştirilerinin bizi yönlendireceğini düşünüyorum. 64 binlerden 73 bin nüfuslara geldik yılda 10 bin artış gerçekleşti. Artık analogtan dijitale geçerken bu değişimlerin de farkına varmak lazım. Didim Turzim Ticaret Serbest Bölgesi ile alakalı bir çalışma var. Bununla ilgili olumlu sonuçların alınacağını düşünüyorum" dedi.

DİDİM NASIL MARKALAŞACAK?

Projeye bir yıl önce başladıklarını ifade eden TURAD İş Ortağı Ayşegül Çakır, "Bu süreçte pek çok olumsuzlukla karşılaştık ancak çalışmaktan vazgeçmedik. Büyük uluslararası bir ekip olarak birçok deneyimi bir araya getirip çok yönlü bakmaya çalıştık. Farklı görüşleri dinleyip projemizin adına "markalaşma" dedik. Kitle turizminden bireysel turizme doğru bir gidiş var. Hızlı kavram değişimleri çok seçenek yaratıyor. Tüketiciler seçimde zorlaşıyor.

Didim'in hangi özellikle bireylere ulaşabileceğini kurgulayacağımız bu projede markalaşma adı altında hem bölgesel faaliyetler hem de işletmelere dönük faaliyetler yaparak sürdürülebilirlik kısmına geçeceğiz" diye konuştu.

Çakır şunları kaydetti: "Bölgesel hedefler arasında deniz, yaz tatili algısı ve 60 günlük sezonu tüm yıla yayılacak şekilde ortaya koymak ve kültür turizmine ağırlık vermek istiyoruz. Didim'in kültür anlamında çok fazla değeri var. Bunlar henüz keşfedilmedi. İşletmelerin hedefleri, müşteri profilleri, büyüme hedefleri gibi konularda kurguları hazıladık. Birebir onlarla iş geliştirme çalışmaları yapacağız.

"PROAKTİF YAKLAŞIMI ÖNEMSİYORUZ"

Markalaşmada Didim'e özel bir sistem geliştirmek ve karlı gelir artışını sağlayacağımız bir model kurguluyoruz. İkinci fazda sürdürülebilir olmayı sağlayıp proaktif yaklaşımı önemsiyoruz. Sorunlara karşı hazırlıklı olmak ve Didim'in bağışıklık sistemini güçlendirecek çalışmalar yapmak, Didim'de işletme sahiplerinin kendilerini geliştirmeleri noktasında çalışmalar yapmak isityoruz. Orta vadede kendini finance edecek bir modele dönüşsün istiyoruz. Müşteri sadakati ile Didim'e gelen misafirin tekrar gelmesini sağlayacağız.

Özgün markalaşma yaparken kaliteyi artırıp müşteri memnuniyeti yaratmak. Coğrafi ve kültürel anlamda çeşitlilik yaratmak hedefindeyiz. Şuanda başlatılan işlerin bile hızlandırılması bölgede fark yaratacaktır. Krizi fırsata dönüştürebiliriz. Burda olan herkesten destek bekliyorum."

"BEKLENTİLER GERÇEĞİ BELİRLİYOR"

Toplantıda bir sunum yapan ve teşhis koymadan hemen tedavi istendiğini ifade eden CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa, "Dünyada ne olduğunuzun değil nasıl algılandığınızın önemi artıyor. Algıya göre pozisyonlanmamız lazım. İnsanlar tatile gitmeden önce nasıl bir tatile gideceklerinin kararını veriyorlar. Tatile gittikleri zaman sadece bu kararı uyguluyorlar. Beklentiler gerçeği belirler. Gerçek beklentileri belirlemez. Örneğin otellerde oda fiyatlarındaki farklılık aslında kendinizi konumlama farkıyla ilgili. Kullandığımız mallara bir imaj yükleniyor ve biz aslında ihtiyaçlarımızı gidermiyoruz. Siz istediğiniz kadar güzel tesisler yapın ülkenizin algısı nasılsa ona göre değer biçiliyor. Bir algı yaratıp bunu insanlara nasıl Kabul ettirdiğiniz önemli. Noel Baba neden Efes'ten Kuzey'e gitti. Bence biz Güney Kore'ye bakmalıyız. Turizmciler Kore'ye bakmalı. Kore'de bir lahana turşusunu tanıtmak için 1.2 milyar dolar para ayırmışlar. Her şeyi bir degree dönüştürebilirsiniz. Eminim sizing elinizde de bu var" şeklinde konuştu. Çapa şunları vurguladı:



"DİDİM HİKAYE YARATMALI"

"Bence biz sahillerle iç bölgeleri birbirine bağlayan charter'lara ihtiyacımız vari İnsanlar içerilere gidebilmeli. Bir hikaye yaratmalısınız. Bütün şirketler hikaye yaratıyor. Didim bir hikaye yaratmalı. Bunu tüm turizm bölgelerimiz yapmalı, ülke için yapılmalı. İnsnalar hikaye duymak istiyor. Bir deneyim peşinde koşmanız lazım. Deniz kıyısında yatmak bir deneyim değil. Deniz kıyısında yatılacak yüzbinlerce destinasyon var. Kendinizi ayırın. Bizi İspanya'dan ayıran ne. Mesela İtalya'da rönesans var. Biz turizmi bir bina olarak görüyoruz. Bina aslında bir alt yapı. Buraya geldim ama ben ne yapacağım? Kahve içip yatacakmıyım. Tesisten dışarı çıkınca ne yapacağım?

"KİTLE TURİZMİNİN 3-5 YILI KALDI"

Hükümetin açıkladığı pakette ben yeni dertlere eski ilaçlar görüyorum. Dijital çağ gerçekten geçiyor. Bulunduğum yerden bir düğmeye basıyorum ve sıradan insanların ne puan verdiğini neler düşündüğünü görebiliyorum. Eski çağ kitle turizmi ile biraz daha idare edersiniz. 3-5 yılı var. Ama kendinizi buraya konumlarsanız gerçekten bu olay bitiyor. Bu olayı Antalya'nın elinden almak zor. Bence siz kendinizi farklı bir yere konumlayın. Yazarların gelip 3 ay kalacağı ve mesela Didim'de geçen bir kitap yazsın. Bakanlık telifini alsın. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum."

DİJİTAL ÇAĞA NASIL GELİNDİ?

Turizm Yazarı Fehmi Köfteoğlu ise konuşmasında turizmin dünden bugüne gelişimini ortaya koydu. 

Köfteoğlu şunları söyledi: 
"Seyahatin turizme dönüşmesi II. Dünya Savaşı'ndan sonradır. Bu yıkımdan sonra çöken morel ve ekonominin toparlanması için en kolay olarak turizm sektöründen başlanıyor ve bir devlet politikası olarak kitleselleşiyor. Arisokratların yaptığı iş olmaktan çıkıyor. Çeşitli destinasyonlar oluşmaya başlıyor. İspanya bunların başında geliyor. Bu dönem yeteneğe dayalı bir dönem.

Turizmin paraya dönüşmesiyle birlikte bu işin merkezi olan Almanya'da 5 bankanın denetiminde yapılıyor. Bu sektörde parasallaşmanın turizme yansıdığı bir dönemdir. Bu tekelleşmeyi de peşinden getiriyor. Burada Avrupa'da 2 grup oluşuyor. Sarı ve kırmızı gruplar. Acenta ve havayollarını alıyorlar ama ortaya obez bir durum çıkıyor. Artık bir endüstri oluşuyor. 2 binli yıllarda o devisal yapılar dağıldı. İletişim teknolojinin gelişmesi tekelleşmenin dağılmasına neden oldu. Tüketici seyahate gitmek istediği zaman eskiden bir seyahat aentasına gidiyordu. Bu olmadan tatile gitme şansı yoktu ancak şimdi teknoloji ile bu bitti. Yani analog dönemden yani aracıların olduğu dönemden çıkılıp tüketicinin doğrudan ürüne ulaştığı dönem yani dijital dönem başlıyor." 

"Turizmin Bugünü ve Geleceği; Analogdan Dijital Çağa Geçiş" konulu toplantıda konuşan TÜROFED Başkanı Osman Ayık, bazı rakamlara vererek turizmin bugün geldiği noktayı gözler önüne serdi. Ayık konuşmasında; Türkiye ve İspanya'nın sezonsallık sorunu yaşadığını, dijitalleşmenin tur operatörü operasyonlarını zorlaştırdığını söyledi.

 Ayık şöyle konuştu:

"ANTALYA'NIN YAPMADIĞI YAPILMALI"

30 yılda önemli bir birikim kazandık ve şimdi bunu harmanlayarak turizmin geleceğini hazırlamamız lazım. Mevsimsellik, adeta Demokles'in Kılıcı gibi tepemizde sallanıyor. Bunu aşmak zorundayız.

Didim'in sahip olduğu çok özel ürünler ve değerler var. Zaten artık turizmde farklıysanız öne çıkabilirsiniz. Spor turizmi alanında yatırımlar yapılmalı. Kopyalama değil, orijinal işler yapılmalı. Antalya ile yarışa girilmesinin bir anlamı yok. Spor turizmi yapılsın ama mesela Antalya'nın yapmadığı spor alanlarına girmek gerekiyor. Dijitalleşmeye uyumlu şekilde pazarlamanın geliştirilmesi gerekiyor.

Paket turlar turizmin sorunlarına merhem olmuyor. Turizm için yapılsal çözmlere ihtiyaç var. Pakette istihdama yönelik hiçbir şey yok. Her şeye rağmen gelecekten umutsuz olmamak lazım. Yaşam tarzı bizim için önemli. Biz de yaam tarzı ile ilgili gelişmeleri ve trendleri ürünlermizin içine sokmalıyız."

"BAKANLIK DAHA İYİ BİR PAKET ÇIKARTACAKTIR"

Mayıs ve Haziran aylarında turizmin yaşadığı sıkıntının daha net anlaşılacağını söyleyen GETOB Başkanı Bülent Bülbüloğlu, "Eylem planında 9 madde var. Konaklama sektörünü ilgilendiren ise 4 madde... Turizm Belgeli otellerin yeşil yıldızlı olanları atık su parasını en düşük seviyeden ödüyecek. Marmaris'te 4 otel var ve sadece bu 4 otel atık su parasını en düşük seviyeden ödeyecek. Şimdi bu mu destek? Ben inanıyorum ki bakanlık daha iyi bir destek paketi çıkaracaktır" dedi. 

Bülbüloğlu şöyle konuştu:

"Bizim Marmaris'te 77 bin yatağımız var. Bunların 35 bin civarı nitelikli yatak. Destinasyonun büyümesi anlamında dijitalin katkısı çok büyük. Almanya'daki bir turist ben İspanya'ya gidiyorum dediği zaman biletini cebine koyup gidiyor. Kışın Dalaman'a 2 tane havayolu geliyor. THY ve Pegasus'tan başka hava yolu da yok. Anadolujet'I zor koydurduk. Böyle bir destinasyonun kaderi böyle olmamalı. Didim markalaşma adına adım atmış durumda. Marmaris'e 1 milyon İngiliz geliyor ve orta halli İngilizler geliyor. Daha çok Kuzey İngiltere'den geliyorlar. Marmaris Liverpol'da Manchester'da bir marka ama bir şey ifade etmiyor. Ben küçük bir İngiliz köyüne döndüm. Çalıştırdığımız personelden içtiğimiz kahveye kadar her şey İngiliz oldu. Onlar da canı istediği zaman istediği fiyatla gelmek istiyor. 

Didim'de hikaye yaratacak çok şey var. Biz Akdeniz ile yarışmamamalı farklı bir hikaye yaratmalıyız. Eğitim çok önemli. Biz 2 senedir fayansları değiştiriyoruz. Onun yerine personeli eğitsek daha iyi. Turizmin en önemli değeri emek. Giderimizin yüzde 45'i emek ve biz bununla ihracatçıyız. 

Hükümet'in bir turizm politikası olmalı. Rodos'un yatak kapasitesinin gerisinden bugün dünyanın 6. Büyük turizmi noktasına geldik. Ama sadece büyüme yetmiyor. Marka olmak gerekiyor. Tur operatörleri de marka yaratıp farklı destinasyonlarda aynı standardı yaratıyor. Bizim de en azından kendi standartlarımızı yükseltmemiz lazım."

Haber Listesi
E-posta listemize kaydolmak için lütfen e-posta adresinizi kaydediniz.
Bizi Takip Edin!